$  27.850 UAH /  28.100 UAH  32.150 UAH /  32.850 UAH
Mevduat Oranlarimiz: UAH - 6 ay/%17, 12 ay/%19, USD - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25, EUR - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25

Sektörün içinden, “dövizin ateşi düşmüyor, reel sektör diken üstünde”

financeDış kaynak sıkıntısını aşamayan Ukrayna’dan döviz piyasalarındaki belirsizlik sürüyor.

Yıl başından bu yana yüzde 50’nin üzerinde develuasyona uğrayan Ukrayna para birimi Grivna, Dolar ve Avro karşısında kan kaybetmeye devam ediyor.

Dövizin ateşini düşürmek için gereken güven ortamının sağlanması ve dış kaynak temini konusunda ise atılmış  (en azından reel sektörün hissedebileceği) net bir adım yok.

Dövizle borçlanan ya da üretimi ithalata dayalı olan sanayi sektörünün hali ise sabır sınırlarını zorlar nitelikte.

İşin içine tüketicinin alım gücündeki düşüş de girince dönmeyen piyasalar hem üreticiyi hem de ticaret sektöründe faaliyet gösteren şirketleri kara kara düşündürüyor.

Üreticinin ve ticaret sektörünün sıkıntıları neler? Sorunun çözümü için neler gerekiyor?

UkrTürk özelde sizler için inceledik:
Üreticinin zor seçimi, “durmak ya da durmamak…”

Ukrayna’da özellikle sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bir numaralı sorunu tüketicinin alım gücündeki düşüş.

Hele hammadde ithalatına dayalı üretim söz konusu ise ekonominin bel kemiği olan üretici için durum daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Dövizdeki yükseliş nedeniyle ithalat maliyetlerini fiyatlarına yansıtmak zorunda kalan Ukraynalı üretici, ister istemez son kullanıcı ile arasındaki mesafeyi daha da açıyor.

Yarım kalan kontratlar,  ya da bir kaç ay önce imzalanan kontratlardaki fiyatları isteyen müşterilerle boğuşmanın derdini saymıyorum.

İhracatçının bitmeyen sorunu “KDV geri ödemesi”

İhracata yönelik faaliyet gösteren kuruluşlar, Grivna’nın düşüşünden ötürü nispeten şanslı gözükseler de, KDV geri ödemesinde yaşadıkları sorunlar nedeniyle bu şansı çoğu zaman ya hiç ya da az hissediyorlar.

Perakende kan ağlıyor

Ukrayna geleneksel olarak ithal yoğun bir ekonomiye sahip.

İhracatı hammadde ya da yarı mamule dayanan Ukrayna’da, hem üretimde kullanılan bir çok ürün hem de halkın doğrudan tükettiği kalemler ağırlıklı olarak ithal ediliyor. Dolar’daki yükseliş de bu nedenle hem ithalatçıyı hem de enflasyonla karşılaşan tüketiciyi olumsuz etkiliyor.

Gümrüklerdeki sıkıntılar

Döviz kurundaki -artık saatlerle ifade edilen- belirsizlik, ithalatçıyı gümrüklerde zorluyor. Öyle ki gümrükteki işlemlerin bazen sadece bir kez  uzamasından ötürü bile maliyeti artabilen ithalatçı, yurt dışı ödemeler için Dolar satın almalara getirilen bekleme zorunluluğu nedeniyle kurdan kayıp yaşıyor.   (kısaca aynı miktarda döviz alabilmek için daha fazla grivna vermek zorunda kalıyor).

Artan maliyetlerini fiyatlara yansıtmakta zorlanan ithalatçı, yerli üretici karşısındaki rekabet gücünü de doğal olarak kaybediyor.

 Vadeli çalışmak imkansız hale geldi

İthalatçının ve üreticinin karşılaştığı sıkıntılardan bir diğeri de vadeli çalışan büyük market zincirleri ile yapılan anlaşmaların yıkıcı etkisi. Ukrayna yasalarına göre anlaşmalar Grivna üzerinden yapılıyor. Olağanüstü hal maddeleri ise çoğu zaman işlemeyebiliyor.

* Örneğin bir yapı markete Türkiye’den getirdiği seramik ürününü satmak üzere anlaşan ithalatçı, parasını bir kaç ay vadeyle ve Grivna bazında aldığı için ciddi kayıplara uğruyor.   Daha net özetlemek gerekirse, 100 Dolar’a ithal ettiği seramik için Ocak ayında, yapı marketten 800 UAH tahsil etmesi gereken toptancının şimdi tahsil edeceği para  yine 800 UAH. Ancak satın alabileceği Dolar 59 Dolar.

İşin kötüsü ise yapı market ve benzeri zincir mağazaların sanki hiç kriz yokmuş gibi, üç ay öncesinin şartlarında çalışmakta ısrar etmesi. Bir çok şirketin anlaşmalarını iptal etme noktasına geldikleri biliniyor.

Alım gücü düşüyor, derinleşen durgunluk kapıda

Ukrayna’daki ekonomik durgunluk bilinen ve yaşanan bir durum. IMF bu sene için ekonomide daralma bekliyor. Daralmayı tersine çevirebilecek şey ise tüketici güveni (talebi) ve buna bağlı olarak üretimin artması.

Ancak döviz karşısında sürekli kaybeden halk, artan (ancak henüz istatistiklere yansımayan) enflason ve düşen alım gücü nedeniyle harcama yapmaktan kaçınıyor. İç talep de azalınca zaten ihracatta rekabet gücü düşük olan Ukrayna’da ekonominin hareketlenmesi için enstrüman neredeyse kalmıyor.

Ukrayna’yı yakın gelecekte neler bekliyor?
Bu sorunun yanıtı pek de iç açıcı değil. Özetlemek gerekirse:
a) İç talepte daralma. Alım gücü düşen tüketici, yarınından emin olmadığı için satın almaktan çok, parasını yastık altında değerlendirmeye çalışacaktır.

b) Faizler… yüksek  kredi faizleri nedeniyle, parekende sektörünü ve ekonomi için umut  olan inşaat sektörünü hareketlendirecek ivme yaşanmayacaktır.  Ekonomi yönetiminin bankaları düşük faizli kredi ile  fonlaması, bu uygulamanın kredi faizlerini düşürmesi umulmaktadır. (ama şu an için sadece umulmaktadır)

c) Sanayi üretiminde düşüş. Malını iç piyasaya satmakta güçlük çeken üretici, üretimi durdurmak ile devam etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabilir.

d) Akaryakıt ve diğer enerji kalemlerinde zamlar. Doğalgaz ve akaryakıtta dışa bağımlı olan Ukrayna’nın ithalat giderleri, dövizdeki yükseliş nedeniyle artarken, hem sanayi sektörünün hem de sıradan vatandaşın kullandığı doğalgaz ve diğer enerji kalemlerinin fiyatlarında artış yaşanacaktır.  A95 benzinde 16 UAH’lık fiyat çok da uzak değil.

e) İşte çıkartmalar…Ekonomideki daralma nedeniyle işten çıkartmaların artmasından endişe ediliyor. Bu durum ise sosyal sıkıntıları beraberinde getirebilir.

finance 12f) Döviz cephesi…  Rusya tehtidi, güven vermeyen iç politik durum nedeniyle dış kaynak temininde zorlanan Ukrayna, IMF, Dünya Bankası vb. kuruluşlarla hala anlaşmadı.  Sürecin tamamlanamaması nedeniyle olmazsa olmaz dış kredi temini sağlanmış değil.

Ukrayna devlet tahvillerinin güvensizliği bir yandan hazineyi iç kaynak bulmakta zorlarken, yaklaşan dış borç geri ödemeleri dövizdeki yukarı çıkışın yegane sebebi.

Rusya ile sorunun çözülmemesi ve istikrarlı bir politik tablo oluşmaması halinde dış yardım ya bir süre daha gelmeyecek ya da gelse de yüksek maliyetle gelecektir. Bu da kur üzerindeki baskıyı devam ettirecektir.

Unutulmamalıdır ki, ne IMF, ne Dünya Bankası ne de başka bir uluslararası kurum, geri döneceğinden emin olmadığı borcu vermez.

g) Devlet borcunun dolardaki yükseliş nedeniyle (yani kur farkı nedeniyle) 129 milyar grivna arttığı bir ortamda, ekonomi yönetiminin elindeki seçenecekler “para basmak” ( yüksek enflasyon), “vergileri arttırmak” (ekonominin çarklarını iyice işlemez hale getirmek),” ya da bir şekilde dış kaynak bulmak” olarak özetlenebilir.

Yeni yatırım hayalden öte mi?
Ukrayna ekonomisindeki daralmayı durdurabilecek bir başka enstrüman da yabancı yatırımcı. Ancak toprakları (Kırım) yabancı bir ülke tarafından işgal edilmiş, dış borç temininde zorlanan ve her an komşusunun tehtidi altında bulunan bir ülkeye yabancı yatırımcı çekmenin, “şu şartlar altında” hayalden de öte olduğunu söylemek reel bir öngörü olacaktır.

Peki hiç mi iyi birşey yok?

Elbette var.

Emlak fiyatlarında düşüş, bu alanda yapılacak yatırımları cazip kılabilir.

Öte yandan dış yardımın sağlanması ile oluşacak güven ortamı, 45 milyonluk Ukrayna’nın hızla toparlanması anlamına gelecektir.

Bunun olması için ise Rusya tehtidinin ortadan kalkması, seçimlerin sorunsuz bir şekilde yapılabilmesi, uluslararası kredi  kuruluşları nezdinde sağlanacak güven ve akabinde kredi temini şarttır. Ukrayna’nın ne AB’ye ne de Rusya’ya küs olma lüksü vardır.

Yolsuzlukla mücadelede kararlı adımlar önümüzdeki dönemde Ukrayna’yı bölgenin cazip ülkelerinden bir haline getirecektir.

Bütün bunlara Türk yatırımcısının ve girişimcisinin gözüpekliği eklendiğinde “krizlerden fırsat çıkartmak” zor olsa da imkansız değil.

Krizsiz günler dileğiyle

İyi hafta sonları

F.Serkan BAĞ

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ

About The Author

Related posts

Leave a Reply

Your email address will not be published.