$  27.800 UAH /  28.050 UAH  31.250 UAH /  31.850 UAH
Mevduat Oranlarimiz: UAH - 6 ay/%17, 12 ay/%19, USD - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25, EUR - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25

Dışişleri Bakanı’ndan tarihi açıklama; ‘eski iktidar Kırım Tatarları’na yeterince güvenmediği için özür dilerim’

ukrayna klimkin 2Ankara’da düzenlenen Dünya Kırım Tatar Kongresi’ne Ukrayna devletini temsilen Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin de katıldı.

Kırım Haber Ajansı’nın (QHA) bildirdiğine göre, konuşmasının başında Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun DKTK katılımcılarına mesajını okuyan Klimkin, Kırım Tatar halkına gösterdikleri destekten dolayı teşekkür etti ve Ukrayna’nın eski yönetimi Kırım Tatar halkına yeterince güvenmediği için özür dilemek istediğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin’in konuşmasının tam metni şöyle:

Sayın Dünya Kırım Tatar Kongresi II Toplantısı katılımcıları!

Değerli misafirler!

Ukrayna yönetimi adına tüm katılımcıları, misafirleri ve bu Kongre toplantısının organizasyonunda emeği geçen herkesi saygı ile selamlıyorum.

Bu Kongre toplantısı, tüm dünyaya dağılmış halkın sadece bir fikir alışverişi forumu olarak tarihe geçmeyecek.

Bu toplantı, sorunların bol olduğu zor zamanlarda yapılan bir toplantıdır.

Herkesi bir ikilemle karşı karşıya bırakan zamanlar: anlamak ya da anlamamak. Söylemek ya da susmak. Gözleri açmak ya da kör kalmak. Mücadele etmek ya da boyun eğmek.

Bütün bunları, kısa bir zaman önce Fransız siyasetçiler heyetinin Kırım ziyareti sırasında düşünüyordum.

Onlar, gözlerini kapamaya karar verdiler – ve işgalciler tarafından son derece sıcak ağırlama gördüler.

Aynı günlerde birçok Kırım Tatar aktivistinin kaybolduğu belli oldu.

Kırım işgal edildikten sonra öldürülen, işkencelere maruz kalan, kaçırılan, kaybolan daha kaç kişi vardı?

Ben onlardan ilkini aklımdan geçiriyordum. 3 Mart 2014’te işgal edilen Simferopol’da protesto eylemine katılmaya gelen 33 yaşındaki Kırım Tatarı Reşat Ametov’u. 15 dk orada durmuştur.

Sonra yakalanmış ve belirsiz bir istikamete doğru götürülmüştür. Sonra uzun süre işkencelere maruz bırakılmış ve öldürülmüştür. Adli tıp raporunda ölüm sebebi tespit edildi: gözlerinden vurularak öldürülmüştü. İşgalciler, gözü görenlerden korkarlar. Kör olmayanlardan korkarlar. Gözlere ateş ederler.

Bugün konuşmakta zorlanıyorum. Bugün söylemek istediğim çok fazla şey vardır. Herşeyden önce, bugün desteklerinizden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ve, belki de, eski iktidar Kırım Tatarlarına yeterince güvenmediği için özür dilemek…

Yeterince destek verilmemiş. Yeterince işbirliği yapılmamıştır.

Fakat dünkü hatalar, bugünkü gerçeği değiştiremez.

Gerçek şu ki, Ukrayna ve Kırım Tatar halkları omuz omuza olmalıdır. Gerçek şu ki, Kırım Ukrayna’sız, Ukrayna ise Kırım’sız yaşayamaz. Gerçek şu ki, Ukrayna asla işgali kabul edemez ve 2014 Mart ayının hakaretini unutmaz. Gerçek şu ki, er geç Kırım yine Ukrayna’nın olacaktır.

Ve bugün Ukrayna şairi Dmıtro Pavlıçko’dan daha iyi ifade etmem mümkün değildir:

‘Adalet bilmeyen hakimlerin adalet yaptığı,

İmparatorluk hırslarının hakim olduğu Kırım’da

Göğüslerimde bir Tatar kalbinin çırpındığını

Hissettim’…

Bugün hakikaten tek kalbi, tek bedeni, teh ruhu ve tek acıyı paylaşıyoruz.

Bizler, kendi memleketimizden sürülmüş insanlarız.

Ama inanıyorum ki, gün gelir Simferopol’ün ana caddesine Reşat Ametov’un ismi verilir.

Sayın Bay ve Bayanlar,

Ukrayna hiç bir şart altında Kırım’a savaş getirmez. Hesabımız kaba kuvvete dayanarak değil, tutarlı politika esas alınarak yapılır.

Bu tutarlı politika, Kırım’ın işgali bitene kadar ilişkilerin normalleşmesi hiç bir şekilde mümkün olmayacağı tezi üzerinde kurulacaktır.

Rusya ile barışa – evet. Belirli alanlarda işbirliği – belki. İlişkilerin normalleşmesine – hayır.

Ukrayna, egemen topraklarının bir parçasının ilhakını kabullenmedi ve asla kabullenmeyecektir.

Ukrayna Kırım yarımadasında insan haklarını daha önce de savunduğu gibi bundan sonra da taviz vermeden savunacaktır.

Sayın Bay ve Bayanlar,

Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi geçici, çünkü yasadışıdır. Bunu tüm dünya biliyor ve böyle kabul ediyor.

Daha 27 Mart 2014 tarihinde BM Genel Kurulu Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekleyen kararı kabul etmiştir.

Ukrayna’nın stratejik ortağı olan Türkiye Cumhuriyeti de aynı sert tutumu sergilemektedir.

Bu fırsattan yararlanarak BM Genel Kurulu’nun ‘Ukrayna’nın toprak bütünlüğü’ başlıklı kararının kosponsoru olan, her zaman Kırım’ın işgalinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Türkiye Cumhuriyeti yönetimine teşekkürlerimizi sunmak istiyorum.

Kırım’ı ziyaret eden ve işgalcilerin insan haklarını çiğneme olaylarını teyit eden gayriresmi Türk heyetinin tarafsız değerlendirmelerini çok takdir ediyoruz.

Dünyanın önde gelen ülkeleri ve uluslararası örgütler Ukrayna’ya destek vermek üzere saldırgan devlete karşı ciddi yaptırımları uygulamışlardır. Eminim ki, saldırgan devlete karşı bu baskı Ukrayna’nın tümü arındırılana kadar ve bütün zararlar tazmin edilene kadar devam etmelidir.

Sayın Bay ve Bayanlar,

Geçen senenin Mart ayında Ukrayna Parlamentosu Kırım Tatar halkının etnik, kültürel, dil ve din özgünlüğünün korunması ve geliştirilmesini güvence altına almıştır.

Kırım’ın yasadışı iktidarı ve Rus yönetiminin Kırım Tatarlarının haklarını insafsız bir şekilde ihlal etmesini şiddetle kınıyoruz.

Son örneği, Kırım’da aralarında Meclis üyeleri İlmi Ümerov, Nariman Celalev ve Kurultay Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Zair Smedlayev’in de yer aldığı Kırım Tatar halkı aktivistlerinin bugünkü Kongre toplantısına katılımlarını önlemek amacıyla yapılan engeller. Rusya, insan haklarını ihlal ederek her tür bahane çıkarmakta, tehdit ve korku yaymaktadır.

Tek amacı; cinayetlerin ve insan kaçırma olaylarının trajik bir realite olduğu Kırım’daki gerçek durumdan dünyanın haberi olmamasıdır. Eminim ki, Kongre toplantısı katılımcıları da bunu ele alacaklar.

Ukrayna, işgal edilen topraklarda Kırım Tatarlarının haklarının Rusya tarafından ihlal edilmesi sorununu defalarca uluslararası seviyede dile getirmiştir.

Bunların arasında, geçen sene Ağustos ayında düzenlenen BM Birinci Dünya Köklü Halklar Sorunları Konferansı, AGİT ve Avrupa Konseyi kapsamında yapılan forumlar vardır.

Rus saldırganlığına rağmen Ukrayna Kırım Tatarlarının sosyal ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak üzere finansman kaynaklarını bulabilmiştir.

Ayrıca, bu amaçlara yönelik bir miktar para Avrupa Yatırım Bankası tarafından tahsis edilmiştir. Bunun yanı sıra, Parlamento ‘Ukrayna’nın köklü halklarına dair’ bir Kanun üzerinde çalışmaları sürdürmektedir. Bu yasa tasarısı, işgal edilen yarımadanın Ukrayna egemenliğine döneceği perspektiflere yönelik olmalıdır.

Sayın Bay ve Bayanlar,

‘Dönüş’ kelimesi, Kırım Tatarca dilinde ‘Haytarma’ demektir.

Yetenekli Kırım Tatar yönetmeni ve oyuncusu Ahtem Seytablayev’in 1944 yılı Kırım Tatar sürgününü konu alan filmi de aynı ismi taşıyor.

Maalesef, bu filim bugün hiç bir zaman olmadığı kadar güncel olmuştur. Filimdeki olaylar 1944 yılında son bulur. Son sahneler, sürgüne sürülmek üzere kirli yük vagonunda toplanan kadınları ve çocukları görüntüler. Tam bu vagonda bir kadın doğum yapıyor ve kız çocuğuna ‘Haytarma’ ismini veriyor.

Ukrayna dönecek. Kırım dönecektir.

Zalim saldırganla mücadelede sonuna kadar direneceğiz.

Hangi milletten, hangi dinden olursa olsun tüm vatandaşlarımızın kendi memleketinde kendini sahip hissedebileceği bir ülke yeniden inşa edeceğiz.

Dünya Kırım Tatar Kongresi II Toplantısı katılımcılarına verimli ve hayırlı çalışmalar, refah, barış ve yeni başarılar dilerim.

Dikkatiniz için teşekkür ederim!

QHA

 

About The Author

Related posts

Leave a Reply

Your email address will not be published.