$  28.000 UAH /  28.200 UAH  31.950 UAH /  32.650 UAH
Mevduat Oranlarimiz: UAH - 6 ay/%17, 12 ay/%19, USD - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25, EUR - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25

Eski Kiev Ticaret Başmüşaviri Mehmet Ali Erkan UkrTürk’e konuştu, “girişimcilere öneriler”

mehmet ali erkanKiev’de 4 yıl 9 aydan görev yapan Ticaret Başmüşaviri Mehmet Ali Erkan, Ukrayna’daki Türk iş dünyasının yakından tanıdığı isimlerin başında geliyor.

Spora ilgisi, diplomatik kişiliği ve her daim şık görünüşü ile akıllarda kalan Mehmet Ali Erkan bir süre önce Kiev’deki görevini Ticaret Müşaviri Belkıs Gürsel Güleç’e devretti.

Mehmet Ali Erkan ile Ukrayna’da yaşadığı yılları ve iki ülke ilişkilerini konuştuk, yatırım yapmak isteyen Türk girişimciler için tavsiyeler aldık. –

“İyi günler Mehmet Ali Bey,  yaklaşık 5 yıl sonra görevinize Türkiye’de devam ediyorsunuz.  Ukrayna’dan aklınızda en fazla kalan ne oldu?

Öncelikle güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Böyle güzel sözleri hak edip etmediğimi bilemiyorum. Umarım hak etmişimdir. Ukrayna’da oldukça uzun süre görev yaptığım doğrudur. En uzun süreli görev yapan Ticaret Müşaviri oldum. Bu sayede de Ukrayna ekonomisi, siyasi ve sosyal hayatı hakkında oldukça önemli tecrübeler edindiğimi düşünüyorum. Geldiğimde hiç Rusça bilgim yoktu ancak dönerken çok da fena sayılmayacak, kendimi idare edebildiğim bir Rusça ile dönüyorum. Bu açılardan önemli kazanımlarım olduğunu düşünüyorum. Aklımda elbette bir çok şey kaldı, bir genelleme yapmam gerekirse, son derece karmaşık bir ekonomik ve siyasi sorunlar yumağının son derece basit bazı yöntemlerle çözüldüğü, son derece basit bazı ekonomik ve siyasi sorunların ise çözümünde inanılmaz karmaşık yöntemlerin benimsendiği kendine has özellikleri bulunan bir ülkeyi hatırlayacağımı ifade edebilirim. Sosyal açıdan son derece hoş ve sürekliliği olacağına inandığım dostluklar elde ettim. Gerek  Türk Toplumu içinde gerek Ukraynalılar arasında hiç kaybetmeyi düşünmediğim dostluklarım oldu. Elbette bu yönüyle de unutmayacağım yönleri bulunmakta.

-Ukrayna’nın Türk yatırımcıları için doğru bir tercih olduğunu düşünüyor musunuz? Bu ülkeye yatırım yapacak Türk vatandaşlarına dikkat etmelerini önerebileceğiniz belli başlı noktalar nelerdir?

Ukrayna salt Türk yatırımcıları için değil dünyadaki diğer ülkelerin yatırımcıları açısından da önemli potansiyelleri içinde barındıran bir ülke. Dolayısıyla, Türk yatırımcılarının bu ortamdan uzak kalmaları elbetteki büyük bir hata olur. Yatırımcıların kendilerini sadece Ukrayna gerçeğine hazırlamaları gerekir. Yani yatırımımızı yaptık artık hemen sonuca ulaşalım yaklaşımı firmalarımızı yanlış beklentilere sürüklemektedir. Ukrayna uzun soluklu sonuçların alınabileceği bir ülkedir. Burada ciddi yatırımlar ancak uzun vadeli amaçları olanlar açısından anlamlıdır. Aksi yaklaşımlar hüsran getirme potansiyeline sahiptir. Ukrayna’da Ukraynalı gibi düşünebilmek, zaman zaman onlar gibi hareket edebilmek, ortakların seçiminde dikkatli olmak gereklidir. Mümkünse ülkenin dilini konuşabilmek önemlidir. Ancak bu iş salt dili bilmekle yeterli olmayacaktır. Ukraynalılar ile ilişkileri de düzeyli bir şekilde geliştirebilmek şarttır. Bu konuda son derece başarılı işadamlarımızın olduğu bir gerçektir. Elbette bunun tersi durumlar da yok değildir. Ülkede bazı uygulamalarda yaşanan olumsuzlukları ülkeyi aşağıllamak yönünde kullanmamak gerekmektedir, ne yazık ki zaman zaman bunun örneklerini görmek mümkündür.

-Türk ihracatçısının Ukrayna pazarında karşılaştığı başlıca sorunlar nelerdi? Türkiye ile Ukrayna arasında bir serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasının bu sorunları kısa sürede çözeceğini düşünüyor musunuz?

İhracatçılarımızın Ukrayna pazarında karşılaştıkları sorunların başında elbette gümrüklerde karşılaşılan keyfi bir takım uygulamalar gelmektedir. Bu konu benim görev süresince en çok mücadele etmek durumunda kaldığım hususların başında gelmiştir. Zaten Ukrayna Gümrük İdaresi de en fazla kendilerini uğraştıran Müşavirlik olduğumuzu sürekli dile getirmişlerdir. Konu keyfi uygulamalar olunca tabii mücadele de o denli zor olmaktadır. Neticede, kendi etki alanlarına giren hususlara müdahale etmektesiniz ve bu durum pek hoşlarına gitmemektedir. Tabii burada 2010 yılında gerçekleşen iki ülke gümrük müsteşarlarının Kiev’de biraraya geldiği bir nevi zirve ve bu toplantıda meydana gelen yakınlaşmanın etkisine de değinmek gerekir. Bu toplantı sayesinde doğrudan temas imkanı sağlanmış ve sorunlarımıza öncelikle eğilinmesinin yolu açılmıştır. Ne var ki zaman içerisinde Ukrayna’da meydana gelen bir takım idari değişiklikler bu yolun bir nevi buharlaşmasına neden olmuş, yeni bir gümrük idareleri arası toplantı zamanı gelmiştir. Bu konuda gereken uyarılar ve öneriler ilgili birimlerre yapılmıştır. İki ülke arasında müzakereleri sürdürülen Serbest Ticaret Anlaşması elbette bir takım sorunları bertaraf edecektir, ancak bu anlaşma sihirli bir değnek değildir. Ukrayna’nın iş yapma koşulları bu anlaşma ile değişecek değildir. Buna karşın, Ukrayna makamları ile sorunların giderilmesinde etkin olacak bir anlaşmadır. Aynı zamanda, Ukrayna’nın AB ile Ortaklık Anlaşması bünyesinde bir STA imzalayacağı ve bunun Avrupalı işadamlarına getireceği avantajların ülkemiz işadamları açısından nötralize edilmesi ve rekabet eşitliğinin sağlanması açısından da bizim bir STA imzalamamız gerektiği unutulmamalıdır. Ana amacımız rekabet dezavantajını işadamlarımız açısından bertaraf etmektir. Elbette, STA imzalanması iki ülkenin de çıkarlarına uygun bir ortamın olması halinde mümkündür.

-Türkiye’den Ukrayna’ya fuar, iş görüşmesi vb. organizasyonlar için gelecek Türk işadamlarına ya da bu organizasyonları düzenleyen kurumlara önerileriniz nelerdir?

Ukrayna’ya muhtelif vesilelerle gelen işadamlarımızın mutlaka Müşavirliğimizi ziyaret etmesi ve ziyaret öncesinde gerekli bilgileri almaları, seyahatleri öncesinde hazırlıklı olmaları açısından önemlidir. Bir çok kereler gerekli bağlantılar yapıldıktan, belli yükümlülükler altına girildikten sonra temas sağlanması doğal olarak verimliliği azaltmaktadır. Ukrayna’da işbirliği yapılacak ise ana amacın Ukraynalılar ile işbirliği olması, uzun vadeli hedeflerin benimsenmesi, kısa vadeli hesaplar üzerine yoğunlaşılmaması, iş bağlantılarında avukat desteği alınması önem arz etmektedir. Salt bazı duyumlarla hareket edilmemesi önemlidir. Ukrayna’da iş yapan işadamlarımızın herbirinin kendine, sektörüne özgü yaşadığı farklı tecrübeler vardır, bunların bir kural olmadığı, o işadamının özel durumuna ilişkin olabileceği unutulmamalıdır.

ukraynaturkiyebayrak1-Ukrayna’da tarıma yönelik uluslararası yatırımlar artıyor. Tarım sektörünün Türk girişimcileri için cazip bir sektör olduğunu söyleyebilir misiniz?

Tarım sektörü son derece önemli bir yatırım alanıdır. Sektörün cazip olduğunu benim söylememe pek gerek bulunmamaktadır. Bu husus oldukça aşikardır. Ancak, ülkedeki moratoryum uygulaması işadamlarımız tarafından dikkate alınması gerekli bir husustur. Biliyorsunuz, ülkede tarımsal alanların satın alınması mümkün değil, ancak uzun dönemli oldukça düşük fiyatlardan kiralama yapılmaktadır. Kiralanan bu alanlarda muhtelif ürünlerin üretimi gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz firmalarının da bu alanda yatırım ve üretimleri bulunmaktadır. Tarım alanaında yatırım yapılması aşamasında moratoryum nedeniyle yatırımların kısa dönem sonra kaybedilme riski bulunmaktadır. Bu bir risktir ve moratoryumun ne zaman kaldıracağı ile ve ne şekilde kaldırılacağı ile alakalıdır. Moratoryumun kalkması durumunda kiralanmış alanların satın alınması sırasında hangi şartların sağlanması isteneceği belli değildir. Bu şartların ağır olması halinde yatırımcılarımız açısından cazip olma ihtimali düşüktür. Aksi halde, elbette cazip bir yatırım alanıdır. Sadece bu ihtimalin gözönünde bulundurulması ilerideki sürprizlere hazırlıklı olunması bakımından şarttır. Burada ifade etmek istediğim husus yanlış anlaşılmamalıdır. Ben şahsen tarım alanları ile bu kadar övünen bir ülkenin yöneticilerinin, özellikle oligarkların, bu alanları yabancı firmaların eline çok da yok pahasına kolayca devredeceklerine inanmıyorum. Bu konudaki tereddütüm bir ara kaldırılması gündeme gelen moratoryumun şartlarında gözlendi ve moratoryum kaldırılmaktan vazgeçildi. Bunu bilmek gereklidir.

-Her ne kadar AB ile Rusya arasında zor günler geçiriyor olsa da Ukrayna’nın bölgenin yükselen pazarlarından biri olacağı öngörülüyor. Buna katılıyor musunuz? Katılıyorsanız yatırım ikliminin elverişli koşullara geldiğini yakın tarihte görebilir miyiz?

Ukrayna geçiş ekonomisi ve nispeten kalabalık ve eğitim seviyesi yüksek nüfus yapısı ile önemli görülmektedir. Ülkenin potansiyeli bir çok yabancı yatırımcının istahını kabartmakla birlikte, ülkedeki iş yapılabilirlik ortamının sunduğu sorunlar, yatırımcıları ürkütmektedir. Özellikle yatırımların bir takım baskılara maruz kalması, uluslararası yatırımcıların dikkatli olmasını gerektirmektedir. Yatırım koşullarının elverişli olduğu yani uluslararası standartlara kavuştuğu dönemlerin çok yakın olduğunu söylemek şu anda oldukça zordur. Ancak, unutulmaması gerekli bir husus her ülkenin kendi özel şartları olduğu ve iş hayatının bu koşullarda şekillendiğidir. Ukrayna’da iş hayatı çok kolay değil ancak iş yapmak imkansız da değildir. Önemli olan şartları iyi kavramak, adımları bu şartlara göre atabilmektir. Ülkede bir çok şeyin değişmesine karşın bir çok şeyin oldukça yavaş değişiyor olması bir çok yatırımcıyı hayal kırıklığına uğratabilmektedir. Bu nedenle uzun vadeli düşünmek Ukrayna’nın geleceğine inanarak yatırım yapmak gerekmektedir. Aksi taktirde, ümitsizlik kaçınılmaz bir gerçektir. Unutmayalım henüz 20 yaşında bir ülkeden bahsediyoruz.

-Ukrayna’daki Türk toplumunun sivil toplum kuruluşları şemsiyesi altında örgütlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sivil Toplum Kuruluşları yaşamın ayrılmaz parçalarıdır. Ortak bir hedef altında benzer özellikleri gösteren kişilerce kurulan ve ortak hedefi gerçekleştirmek temelinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının ülkemiz işadamları tarafından da Ukrayna’da varolmaları, faaliyet gösterdikleri Ukrayna’da ilgili makamlar nezdinde ve Ukrayna toplumu içerisinde etkinliklerini arttırmalaraı açısından son derece önemli ve gereklidir. İşadamlarımızın büyük çoğunluğu bu ya da şu sivil toplum kuruluşuna üyedirler. Bizlerin amacı ve özlemi sözkonusu sivil toplum kuruluşlarının herbirinin ülkede etkin ve ülke makamları tarafından danışılır birer örgüt halini almalarıdır. Ülkeye gelen ülkemiz işadamlarına son derece faydalı bilgiler vermeleri, Müşavirliğimiz tarafından oldukça olumlu karşılanmakta ve zaten bu sebeple Müşavirliğimizi ziyaretleri sırasında ilgili işadamlarına mutlaka sivil toplum kuruluşlarımızın da ziyaret edilmesi salık verilmektedir. Ancak, bu kadar yoğun işadamımızın bulunduğu bir ülkede Sivil Toplum Kuruluşlarımızın etkilerinin hedeflerimizin gerisinde olduğu ve daha fazla gayret gösterilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Ortak paydamızın Ukrayna’da faaliyet gösteren işadamı olduğumuzun ve ana hedefimizin Ukrayna ekonomik ve sosyal yaşantısında söz sahibi olmamız gerektiği unutulmamalıdır. Ancak bu şekilde saygınlığımız ve etkinliğimizi sürdürebilir, olası tehditleri kolayca bertaraf edebiliriz. Hedef ve amacı başka yerlerde aramak zaman kaybından öte bir işe yaramayacaktır.

-Sadece iş dünyasında değil, sosyal hayatta da yakından tanınan birisiniz.  Ukrayna’yı özleyeceğiniz söyleyebilir misiniz?

Bir ülkenin sosyal yaşamından ayrı durarak etkin olmanın ve faaliyet gösterilen ülkeyi tanımanın pek mümkün olmadığını düşünmekteyim. Sadece işimiz gereği bir ülkede bulunmamakta, sosyal hayatımızı da, yaşadığımız bu sürede bulunduğumuz ülkede şekillendirmek durumundayız. Aksi davranış kendimizi izole etmemiz sonucu doğurur ki, ülkemizi bu şekilde yurtdışında temsil etmemiz doğru olmaz. Ukrayna’yı elbette özleyeceğim. Burada çok güzel dostluklarım, anılarım oldu. Üstelik oldukça uzun bir süre görev yaptım, bu nedenle hayatımda önemli bir yere sahip oldu.

999346_10151725306413966_146674542_n-Ukrayna’nın en sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönleri nelerdi?

Ne kadar önemli sorunları olsa da ülke de insanların büyük karamsarlıklar içerisinde olmaması, zamanın değerini bilmeleri, kültürel gelişmişlikleri, birbirlerine saygıları, tabii burada bir kısım yeni zenginlerin halkı umursamaz tavırlarını hariç tutuyorum sevdiğim yönleridir. Sevmediğim yönü esas itibariyle ülkenin gelişme düzeyi ile alakalıdır. Bu da çok fazla derecede bir çok alanda geneli hiç düşünmemeleri, salt özel çıkarlarını düşünmeleridir. Bu tabii birbirlerine saygılı olmaları gerçeği ile çelişmektedir, ancak bu yönde bir çelişkinin varlığını kabul ediyorum. Bu daha çok geleneksel bir özellikten ziyade ekonomik yokluktan kaynaklanmaktadır.

Teşekkür ederiz.

Ben teşekkür eder ve tüm Türk Toplumunun çok büyük başarılara ve örnek çalışmalara ön ayak olmalarını temenni ederim.

UkrTürk

About The Author

Related posts

Leave a Reply

Your email address will not be published.