$  26.800 UAH /  27.180 UAH  30.100 UAH /  30.600 UAH
Mevduat Oranlarimiz: UAH - 6 ay/%17, 12 ay/%19, USD - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25, EUR - 6 ay/%6.50, 12 ay/%7.25

Rüzgar gibi geldiler, fırtına gibi esiyorlar, LostPray UkrTürk’e konuştu

lostpray 2LostPray’in 2001’de başlayan macerası önce Ukrayna’ya, ardından başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya yayılan bir başarı öyküsüne dönüştü.

İki Türk iki de Ukraynalı müzisyenden oluşan grup, bugün Avrupa rock listelerinde hızla yükseliyor.

Bu hafta Türkiye’de Rock müziğin fenomen degilerinden “Headbang“de yer alacak LostPray, UkrTürk’ün sorularını yanıtladı.

Ukrayna ile Türkiye’nin tarihi ve kültürel yakınlığı sıklıkla dile getirilir. Sizler LostPray olarak bu yakınlığı müziğin evrensel dili ile perçinlediniz. Önce sana sormak istiyorum Tufan, LostPray fikri nasıl doğdu?

LostPray 2001 yılında Türkiye’de kuruldu. O dönemlerde hayranı olduğumuz grupların şarkılarını çalarak müziğe başlamıştık.  Üniversite eğitimi dolayısı ile ayrılan yollarımız tekrardan iki Ukraynalı iki Türk müzisyenler olarak Ukrayna’da tekrar birleşti.

LostPray iki Türk iki de Ukraynalı müzisyenden oluşuyor. Onlardan biraz bahsedebilir misin?

10891692_326364950882245_8701411350284354067_nBurak Gündoğdu ile dostluğumuz çocukluk yıllarımıza dayanıyor. Onunla beraber müziğe başladık dersek yeridir. LostPray’in ilk tohumlarını çocukluk yıllarımızda beraber attık. Grubumuzun bateristi Nikolay ise Ukrayna’ya geldikten sonra tanıştığım ve yaklaşık 7 yıldır tanıdığım dostum.Müzik anlayışı olarak harika bir uyumumuz var. Vyecheslav Babienko ile Nikolay sayesinde tanıştık. Daha önce bir çok projede yer almış çok tecrübeli bir müzisyen.

Burak, şarkı sözlerinizde toplumsal öğeler ağır basıyor. Bir süredir Odesa’dasın ve Ukrayna’nın en zor günlerine şahit oldun. Şarkı sözlerinde gördüklerinizin ve yaşadıklarınızın etkisi var mı?

Aslında yazdığım sözler, tüm hayatım boyunca hissettiğim şeyler. Bunlar, hepimizin bildiği ve çoğumuzun da benim gibi hissedebildiği, fakat değiştiremediğimiz haksızlıklar veya konular diyelim. Sözleri yazdığım dönem, Ukrayna’ya geldiğim günden sonra başladığı için, çoğu Ukrayna’da yaşayanan olaylarla aynı döneme denk geldi. Kuşkusuz, büyük etkisi de oldu.  Bir insan nekadar başka bir ülkeye veya bölgeye ait olursa olsun, bütün bu yaşananlardan nasıl etkilenmeyebilir? Basit bir konu değil, sonuçta insan hayatı ve bir ülkenin kaderi söz konusu. Bunu müziğimize kesinlikle dökmemiz gerektiğini düşünüp karar vermedik, herşey çok doğal gelişti. Olayların en ateşli döneminde yazdığımız “Killing Me” adlı parçamız, tüm bu yaşananları anlatmaktadır.

LostPray’in Ukraynalı üyeleri ile nasıl tanıştınız? Onlar gruba sonradan mı katıldılar? (Burak)

10365857_305807432937997_1196491024465084156_nTufan ile beraber müzik yapmaya karar verdikten sonra, Tufan bana Odessa’dan tanıdığı iki müzisyen arkadaşıyla görüştüğünü anlattı. İlk etapta çalıştığımız bu arkadaşlar ile yaklaşık 3 ay beraber çalıştık, birkaç demo parça kaydettik. Sonrasında müzik adına ideallerimizin farklı olduğu farkettik ve grup dağıldı. Kısa bir süre sonra, tamamen şans eseri karşılaştığımız Nikolay ile aynı gün oturup bu konuyu konuştuk, ona ideallerimizden bahsettik ve müziğimizi dinlettik. O gün, doğru insanı bulduğumuzu hissedebiliyorduk ve geldiğimiz gün itibariyle hislerimizin bizi yanıltmadığını söyleyebilirim. Bas gitarist arkadaşımız Slavik ise Nikolay’ın bir arkadaşıydı. O da çok kaliteli, disiplinli ve uyumlu bir müzisyen  olduğu için hepberaber kısa zamanda uyum yakalayıp hızlı birşekilde yol katettik.

Nikolay Türk müzisyenlerle çalmak nasıl bir duygu? Türkiye’de konser vermek ister miydiniz?

Benim için grup üyelerinin hangi milletten olduğunun hiçbir önemi yok, büyük bir fark da bulunmuyor. Üstelik Tufan’ı uzun zamandır tanıyorum. Elbette Türkiye’de sahne almak isterim ve bu sadece benim düşüncem değil. Bir çok kez Türkiye’de bulundum ve yaptığımız müziğin ülkenizde sevildiğini biliyorum

İlk konserinizi nerede verdiniz? Neler hissetiniz? (Burak)

LostPray olarak ilk konserimizi, albümümüzün çıkış tarihi olan 26 eylül’de Odessa’da pub tarzı bir mekanda verdik. İstediğimiz şekilde, tamamen kendi parçalarımızı çalıyor olmak çok heyecanlı ve güzel bir duygu. Fakat bunu ilk defa yapıyor olmak, eğer beklentileriniz yüksekse hayal kırıklığı yaşatabilir. Doğal olarak karşınızda tamamen tepkisiz sizi izleyen insanlar var.

Hepimiz, o gün zorlu bir yola çıktığımızın farkına tekrar vardık.  Ancak herşeye rağmen hepimizin hayatında asla unutamayacağı güzel bir hatıra olarak kalacak.

Guitar in fireİlk albümünüz bir Alman plak şirketinden çıktı. Nasıl irtibata geçtiniz?  (Burak)

Albüm kayıdı tamamlandıktan sonra düşündük ki artık elimizde bir değer var ve bizim bunun en iyi şekilde pazarlanması için birşeyler yapmamız gerekiyor. Biz de bu işin nasıl işlediğini daha iyi öğrenmek için araştırma yapmaya başladık. Süreç bakımından gerçekten bir müzisyenin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu dönem diyebilirim. Müzisyen sadece müziğiyle ilgilenen adam olmalı, işin satış kısmı tamamen başka bir konu.

Yaptığımız araştırmalar sonucunda uluslararası bir plak şirketi ya da bizim için promosyon yapabilecek birilerine ihtiyacımız olduğuna karar verdik ve bir gecede dünyanın birçok ülkesindeki şirketlere yaklaşık 250 tane mail yazıp yolladık. Gönderdiğimiz maillere Belçika, İtalya, Ukrayna, Almanya, Amerika gibi ülkelerden farklı olumlu cevaplar aldık ve bizim için en uygun olduğunu düşündüğümüz bir Alman şirketi ile anlaşmaya vardık.

10295789_269931516525589_6947452945994330798_nAlbüm kapağında kullanılan resim çok beğeniliyor. Bu resimin özel bir anlamı var mı? Eller kime ait? (Burak)

Teşekkürler. Albümde bahsettiğimiz konular ve müzik bize siyah-beyaz ve karanlık şeyleri anımsatıyor. Daha önce de bahsetmiş olduğum gibi, genellikle yapılan haksızlıklara karşı bir duruş sözkonusu. Bunları düşündüğümüz sıralarda yaşanmış olan Soma felaketinden çok etkilenmiştik ve bununla ilgili gördüğümüz birkaç resimden aklımıza böyle bir fikir geldi. Hayatını emeğiyle kazanmaya çalışan insanlara ve sistemin onları ne hale getirdiğine dikkat çekmek istedik. Eller ise, T.C. Odessa Başkonsolosluğunda çalışan bir bahçivana ait.

Nikolay Şarkılarını çalmaktan keyif aldığınız gruplar kimler? Kendiniz örnek aldığınız bir grup var mı?

10858566_322424047943002_1953842447619644691_nÇok ilginç ama gruptaki herkesin sevdiği farklı bir müzik türü var. Örneğin ben black metal seviyorum. Özellikle Dimmu Borgir ,Shining beğendiğim gruplar arasında. Öte yandan klasikten black’a kadar tüm türleri hissederek çalışıyoruz. Elbette bizi çok etkileyen gruplar ama o çok başka bir hikaye.

Albümünüz İngilizce şarkılardan oluşuyor. Bir sonraki albümünüzde Ukrayna dilinde ya da Türkçe şarkılar da  olacak mı? (Tufan)

Şu anda bu sorunun cevabını vermek gerçekten çok zor. Kafamızda müziğin dili konusunda sabit bir fikir kesinlikle yok. Yaşayacağımız hayat ve hissiyat bize yapacağımız müziğin dilini de söyleyecektir diye düşünüyorum.

10703878_286629764855764_2874369760416149139_nİkinci albüm için belirlediğiniz bir tarih var mı? (Tufan)

Net bir tarih yok ama 2016 yılında ikinci albümü çıkartmış oluruz diye tahmin ediyorum.

‘Bir gün şu stadyumda ya da şu konser salonunda çalmak isterdik’ dediğiniz bir yer var mı? Nikolay

Elbette her rock müzikcisinin kalbinde WACKEN OPEN AIR , ROCK AM RING’e çalmak vardır. Ama tabi bir de Wembley stadium varJ

Ukraynalı dünyaca ünlü Okean Elzi grubunun solisti Svyatoslav Vakarçuk’un size destek olduğu biliniyor. Bu destek nereden geliyor? (Tufan)

Burada yanlış bilinen bir nokta var. Svyatoslav Vakarçuk’un yarışmadan sonra bize direkt olarak bir yardım veya desteği olmadı. ‘’That’s Why’’ albümünün beste, aranjman, albümün piyasaya sürülmesi ve konser organizasyonlarının emeği tamamen bize ait. Vakarçuk ile bir dostluğumuz var ve sık sık görüşüyoruz. Kendisinden öğrendiğim, tecrübe edindiğim ve analiz ettiğim bir çok husus var fakat bunları LostPray grubuna verilen aktif bir destek olarak algılayamayız.

Ukrayna’daki Türk diasporasının desteğini görüyor musunuz? 

esp 2Kesinlikle görüyoruz. Maddi manevi herkes imkanları doğrultusunda yardımcı olmak istiyor. Kendilerine tekrardan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Teşekkürler, ben de bir ‘dinazor’ olarak başarılarınızın devamını diliyorum.

LOST PRAY ALIENAITON KLİBİ İÇİN TIKLAYIN

LostPray’in Why albümünden bazı şarkılar

Killing me
Alienaiton

Speakers of Evil

Memoir

 

 

Alle Design

About The Author

Related posts

Leave a Reply

Your email address will not be published.